MUSTAFA SÖNMEZ: EKONOMİK KRİZ: TOPUN AĞZINDA KİMLER VAR’ (14. 08. 2018)

200

Uzun yıllardır döviz kazanan yatırımlar yerine kolayca borçlanılan dövizi hovardaca harcayan sektörlerin özendirildiği Türkiye’de parti bitti. Arkasında devasa bir dış borç yükü —[
notuyla etiketledikleri Türkiye ekonomisi, bütün bunların üstüne bir de ABD ile diplomatik gerilimler yaşayıp bazı yaptırımlara maruz kalınca hızla türbülansa girdi ve 10 Ağustos’ta tam bir “Kara Cuma” yaşadı.
Henüz durdurulamayan bir kanama yaşayan Türkiye ekonomisinde daha şimdiden zarar-ziyan hesapları yapılırken havlu atacak ya da atmak zorunda kalacak firmaların hangileri olabileceği, daha çok da bunlar arasında AKP rejimine yakın olanların olup olmadığı, varsa bu karambolde de kayırılıp kayırılmayacağı konuşulmaya başlandı.
Patlayan kriz “yandaş,” “tarafsız” veya “AKP karşıtı” hiçbir sermayedarı teğet geçecek bir kriz değil. Herkes az ya da çok yıkımdan nasibini alacak gibi görünüyor. Belki de yandaş olanlar daha çok topun ağzında.
Kara Cuma’ya götüren büyük türbülansta tabii ki ABD ile yaşanan gerilim ve gelen yaptırımların etkisi var ama ABD gerilimi denkleme dâhil olmadan da göstergeler iyi değildi.
[

altına inmedi, milli gelirin yüzde 7’sine ulaştı. Mevsimsellikten arındırılmış işsizlik, dopingli büyüme çabalarına karşın gerileme değil artış gösteriyor. Kamu maliyesi alışılmışın dışında önemli açıklar veriyor, mali disiplin bozulmuş durumda. Türkiye’nin risk primi
[

dolar kurunu yine yukarı itti ve temmuz ayı ortalaması 4,75 TL olarak gerçekleşti.
10 Ağustos Kara Cuma’ya giden serüven ise 1 Ağustos’ta başladı. Ağustos ayının ilk gününde ABD’nin uzun süredir tutuklu
[

“Onların doları varsa bizim de Allah’ımız var” gibi ajitasyon ifadeleriyle meydan okurken damadı Berat Albayrak güven vermek telaşıyla içi fazla da dolu olmayan bir ekonomik sunum yaptı. Aynı esnada ABD Başkanı Donald Trump’ın
[

. Bu açık, özellikle son yıllarda gerçekleşen borçlanmalarla hızla arttı. Daha 2010 yılında döviz açığı 74 milyar dolar iken özellikle 2013 sonrasının özelleştirmeleri ve başlatılan kamu-özel işbirliği (KOİ) projeleriyle hızlandı, 2018 mayıs ayında 217 milyar dolara ulaştı.
Net döviz açığı olan firmaların bir kısmı imalat sanayii firmaları ama Merkez Bankası’nın yaptığı
[

nın envanterine bakılırsa, ilk sırayı Limak Holding, ikinci sırayı Cengiz Grubu alıyor.
KOİ proje yatırımı sıralamasında 43 milyar dolar yatırımı olan Limak Holding ilk sırayı, 40 milyar doları bulan Cengiz ikinci sırayı, yaklaşık aynı büyüklükteki Kolin üçüncü, MNG ise 18 milyar dolarlık yatırımla dördüncü sırayı alıyor. Bu dört firma, Kalyon ile birlikte üçüncü havalimanını da yaparken önemli ölçüde dış kredi kullanmış durumdalar. İstanbul Boğazı’nda üçüncü köprüyü inşa eden ve başka yatırımları da olan IC Grubu’nun da 16 milyar dolarlık yatırımı bulunuyor. Enerji sektöründe yatırımları olan ve son günlerde AKP’ye sempatisini gizlemeyen Sabancı Grubu’nun da kamu-özel işbirliği projelerinde 5 milyar dolarlık yatırımı bulunuyor.
önemli kısmı dış kredi temini ile sürdürülen bu işleri de üstlenen “yandaş” firmalar, kriz ateşinin uzağında değiller. Aynı firmaların çoğu 2013 sonrası gerçekleştirilen
[