THİERRY MEYSSAN: BEŞAR ESAD’IN METAMORFOZ GEÇİRMESİ (04. 08. 2014)

199

Küba Devrimi önderlerinden Fidel Castro’nun emekliye ayrılması, Venezuelle Devlet Başkanı Hugo Chavez’in ölümü, İran Cumhurbaşkanlığına adaylığı için Mahmud Ahmadinecad’a getirilen yasaktan bu yana, devrimci hareketin artık dünya çapında bir lideri kalmadı. Ya da böyle bir lider, belki de bu dönemde zaten yoktu. Ancak, Washington yönetiminde büyük bir koalisyonun elbirliğiyle düzenlediği suikast saldırısından sonra hayatta kalmaya devam eden Beşar Esad’ın inanılmaz azmi ve soğukkanlılığı, yaşanan bütün olaylara rağmen, halada ülkesindeki Yürütme’nin başında bulunan dünyadaki tek lider olmasını ve halkı tarafından büyük çoğunlukla yeniden seçilmesini sağladı.
Beşar Esad siyaseten toprağa gömülmeyi arzu etmiyor. Kariyer hayatının ilk başlarında göz doktoru olmak istiyordu. Kardeşi Basil Esad’ın bir trafik kazası sonucunda ölümünden sonra, eğitim gördüğü İngiltere’den, vatanına hizmet etmek ve Babasının yanında yer almak üzere ülkesine dönmek zorunda kaldı. Ülke yönetimde yer aldığı ilk yıllardaki icraatları, kimsenin daha talep bile etmediği demokratik bir sistemin tesisini mümkün kılacak şekilde, Suriye sosyal sınıflarının yapısında değişiklik yapma girişiminde bulunmayla geçti. Geçmişten gelen otoriter sistemin yapısında sabırla değişiklik yapmaya ve vatandaşları peyderpey kamusal yaşama dâhil etmeye başladı.
Ancak, iktidar görevini devraldığı dönemin daha ilk başlarında Amerika Birleşik Devletlerinin (ABD) Suriye yönetimini yıkmaya karar verdiği konusunda haberdar edildi. Cumhurbaşkanlığı icraatları olarak, esas itibariyle, Suriye Arap Ordusunu güçlendirme, ülkesinin dış ülkelerle olan ittifaklarını geliştirme ve Suriye’ye karşı düzenlenmek istenen komployu boşa çıkarmaya yönelik faaliyetlerde bulundu. 2005 yılında kurulan Mehlis Komisyonuyla Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri’ye karşı suikast düzenlendiği gerekçesiyle dünyanın muhalefetiyle karşı karşıya kaldı. (Suikastı soruşturmak amacıyla, Birleşmiş Miletler Uluslararası Bağımsız Soruşturma Komisyonu Başkanı Alman savcı Detlev Mehlis’in başında bulunduğu komisyonun hazırladığı ikinci raporunda suikastı Suriye İstihbarat Servisinin yaptığı ileri sürülmüştü. ) 2011 yılına gelindiğinde kolonyal güçler, gerek Suriye yönetimine ve gerekse Beşar Esad’ın şahsına karşı işbirliği yapmak üzere ancak toplanabildiler.
Suriye’de yaşanan gelişmelerin daha ilk başında, seslerini duyurmak üzere en büyük gösterilerin yapıldığı kırsal kesimden gelen bir heyeti kabul sırasında, Alevi kesimin şehirden gönderilmesi yönünde taleplerin olduğunu duymasına şaşırdı. Bu durum karşısında isyan ederek, görüşmelere son verdi ve “beraber yaşamak” şeklinde olan Suriye medeniyetini sonuna kadar savunma kararını aldı.
Beşar Esad, daha utangaç bir hekim iken, üç yıllık bir süre zarfında adeta savaş komutanı haline geldi. İlk başlarda neredeyse sadece ordusu tarafından desteklenirken, daha sonra, halkının da tedricen destek verme katılımı geldi. Savaşın devam ettiği bir dönemde, seçmen nüfusunun % 65’ine karşılık gelen, % 88,7 çoğunlukla üçüncü bir dönem için Cumhurbaşkanı seçildi. Seçimden sonra yaptığı açılış konuşması, Suriye’de yaşanan olayların gelişim sürecinde, nasıl bir değişim geçirdiğini gösteriyor