İŞKUR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KADROLAŞMADA SINIR VE HUKUK TANIMIYOR!

225

2 Kasım 2011 tarihinde yürürlüğe giren 665 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile İŞKUR başta olmak üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile bağlı ve ilgili kuruluşlarının idari yapılarında köklü ve son derece tartışmalı değişikliklere gidilmiştir.
Yapılan değişikliklerle İŞKUR Yönetim Kurulu en yüksek karar merci olmaktan çıkarılarak atama yetkisi elinden alınmış, Merkezde hemen hemen tüm Daire Başkanlıklarının isimleri değiştirilmiş, yeni daire başkanlıkları kurulmuş, Bakanlığa bağlı Çalışma Bölge Müdürlüklerinin görevleri İŞKUR İl Müdürlüklerine devredilerek İŞKUR İl Müdürlüklerinin adı Çalışma ve İŞKUR İl Müdürlükleri olarak değiştirilmiş ve böylece İŞKUR, Bakanlığın adeta taşradaki sekreteryasını yapar bir pozisyona sokulmuştur.
Yine 665 sayılı KHK ile, Daire Başkanları Müşavir kadrosuna, İl Müdürleri ise Araştırmacı kadrolarına atanarak önceki kadroları iptal edilmiştir. Bu durum siyasi iradenin bir taşla iki kuş vurmasıdır. Bu uygulama ile bir taraftan mevcut kadrolar iptal edilerek o kadrolarda görev yapanların yargı yoluyla geri dönmeleri engellenmekte, diğer taraftan yeniden yapılandırma adı altında keyfi atamalar yapabilecek yeni kadrolar ihdas edilmektedir. Sayın Maliye Bakanımızın ünlü deyişini uyarlayarak söylersek kadrolaşmalar günceleştirilmektedir.
Ancak kadroların iptal edilerek Müşavir, Araştırmacı kadrolarına dönüştürülmesi açık bir şekilde hukuka aykırı bir uygulamadır. Benzer konularda verilmiş Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtildiği üzere; yasa’nın zorunlu bir sonucunu oluşturması ve yasa kuralına karşı ilgililerin dava açma haklarının bulunmaması, hak arama özgürlüğünün kullanılabilmesine engel oluşturup kişilerin hukuk güvenliğini ihlal ettiğinden açıkca Anayasaya aykırı bir uygulamadır. Temel haklar ve özgürlükler, hukukun üstünlüğü ve kuvvetler ayrılığı gibi demokrasinin olmazsa olmaz ilkelerinin ayaklar altına alındığı bir dönemde siyasi iradenin İŞKUR’da da istediği atamaları yapmasına şaşırmamak lazım.
Nitekim 665 sayılı KHK ile boşaltılan kadrolara liyakat, kariyer, görevde yükselme vb. kriterler tamamen göz ardı edilerek Kurum dışından hızla dikkat çekici atamalar yapılmaya başlanmıştır. Bu kapsamda, İş ve Meslek Danışmanlığı Dairesi Başkanlığına Milli Eğitim Bakanlığında Şube Müdürü olarak görev yapan ve Memur-Sene bağlı Eğitim Birsen yöneticisi, İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığına Bursa İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı, Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığına Çorum eski Bağ-Kur İl Müdürü, İşgücü Piyasası ve İstatistik Dairesi Başkanlığına Milli Eğitim Bakanlığında öğretmen olarak çalışırken Kurumda Eğitim Uzmanı olarak göreve başlatılan bir memur atanmış olup kurumla ilgisi olmayan kişilere kurumun üst düzey görevleri verilmiştir.
Atama yapılmayan daire başkanlıklarına ve il müdürlüklerine de Kurum dışından atama yapılacağı yönünde ciddi emareler bulunmaktadır. Çünkü son dönemlerde Kurumun görev alanından çok farklı yerlerde görev yapmış kişilerin nakil yoluyla Kuruma geçişlerinde belirgin bir artış olduğu gözlemlenmektedir.
Geçmiş tecrübeleri gözönüne aldığımızda bu gelişmelerin boş olan kadrolara yapılacak atamalara hazırlık amacı taşıdığından kuşkumuz bulunmamaktadır. Kurumda yıllarca emek vermiş, kadro olmaması nedeniyle ataması yapılamamış, gerekli eğitim, liyakat ve tecrübeye sahip yüzlerce personel bulunurken Kurum dışından yapılan bu atamalar çalışma barışını tehdit etmekte, kamu hizmetinin nitelikli olarak yürütülmesine ciddi zararlar vermektedir.
Öte yandan her türlü kariyer, liyakat ve diğer yasal prosedür çiğnenerek Şef kadrolarından görevde yükselmeye tabi kadro olan Şube Müdürlüğünün üstündeki İl Müdür Yardımcılığı kadrolarına usulsüz olarak yapılan atamalara ilişkin BES olarak açmış olduğumuz dava neticesinde usulsüz atamalar iptal edilmiş olmasına rağmen, mahkeme kararıyla görevden alınan ve eski görevlerine gönderilen kişiler yargı kararını etkisiz hale getirmek için hülle yoluyla kısa süreliğine başka kurumlara atanmış ve üst düzey kadrolarla Kuruma dönüşleri sağlanmıştır.
Yasayı açıkça ihlal durumu ortada iken idare bu konuda yeni tasarruflara girişmektedir. Bu konuda en bariz örneği Besim EVİZ oluşturmaktadır. İŞKUR’da Şef kadrosundayken Görevde Yükselme Yönetmeliği değiştirilerek Gaziantep İŞKUR İl Müdür Yardımcılığına atanan ve daha sonra İl Müdürü yapılan Besim EVİZ, mahkeme kararıyla şeflik kadrosuna döndükten sonra Gaziantep Şahinbey Belediyesine Belediye Başkan Yardımcısı olarak geçmiş ve kısa bir süre sonra tekrar Gaziantep İl Müdür Yardımcısı yapılmıştır.
Aynı şekilde Ankara İl Müdürlüğünde Şef olarak çalışan Yener BAŞBOZKURT Nevşehir’e İl Müdür Yardımcısı olarak atanmış daha sonra Çorum İŞKUR İl Müdürü olmuştur. Mahkeme kararıyla şeflik görevine iade edilen BAŞBOZKURT, idare tarafından Şube Müdürü Vekili olarak atanmıştır. Sözkonusu şahıs yaklaşık 3 yıl şube müdürlüğü görevini ücretli vekaletle sürdürmüştür. Bunlar yetmezmiş gibi bu şahıs son olarak Hatay’da bir Belde Belediyesine Belediye Başkan Yardımcısı olarak geçmiş ve İŞKUR’a bu kez Şube Müdürü olarak dönmeyi hedeflemektedir. Sendika Genel Merkezimiz bu süreci takip etmekte ve açmış olduğumuz davalar devam etmektedir.
Mahkeme kararlarını hiçe sayan, görevde yükselme mevzuatını işlevsiz kılan, liyakat yönünden tartışmalı örnekleri çoğaltmak mümkündür. Ancak bilinmelidir ki, her Kurumun bir geleneği ve hafızası vardır. Atamalar yapılırken buna riayet edilmemesi, benden olsun da ne olursa olsun anlayışı ile liyakatı ve yeterliliği tartışmalı kişilerin atanması, Kurumların iç barışını bozmakta, görevde yükselebilme umudunu zayıflatarak motivasyonu düşürmekte, genel olarak nitelikli kamu hizmeti verilmesini olumsuz etkilemektedir.
Bu nedenle son örneği İŞKUR’da yaşanan bu tür atamaların bir an önce durdurulması, Kurum içinden ve görevde yükselme sınavlarında başarılı olmuş kişilere boş kadrolara yapılan atamalarda öncelik tanınması ve mahkeme kararlarının gereği yapılarak devletin zarara uğratılmasının önüne geçilmesi idarenin temel sorumluluklarındandır.
Büro Emekçileri Sendikası olarak konunun takipçisi olacağız. Bu uygulamaları tekrar tekrar kamuoyunun gündemine taşıyacak, parlemento zemini dahil ilgili her alanda gündemleştireceğiz. Emeklerine sahip çıkma konusunda önemli bir tecrübeye sahip İŞKUR emekçileri bu haksızlıklara karşı sesini daha da yükseltecek ve emeğini çiğnetmeyecektir.

MERKEZ YÖNETİM KURULU