TEKEL İŞÇİLERİNİN DİRENİŞİ BİZİM DİRENİŞİMİZDİR!

270

GÜÇLERİMİZİ BİRLEŞTİRELİM! DAYANIŞMAYI BÜYÜTELİM! [kck]/h54 ŞUBATTA DAYANIŞMA GREVİNDEYİZ![kck]/h5AKP’nin “babalar gibi satarız” zihniyetinin son örneği olan TEKEL’in satılmasına karşı TEKEL işçileri; soğuğa, kara, kışa, yağmura aldırmadan Ankara’nın göbeğinde 44 gündür direniyorlar. Türkiye’nin dört bir yanından genç, yaşlı, çoluk, çocuk demeden ekmekleri, hakları için direniyorlar. “Ölmek var dönmek yok” diyerek, “Tayyip, Tekel işçisinin tokadını tadacak” diyerek direniş kararlılığını ortaya koyuyorlar. Emekçiler de TEKEL işçileriyle birlikte direniyor. Meşru olan, haklı olan direniştir.
AKP’NİN, TEKEL İŞÇİSİNE REVA GÖRDÜĞÜ 4/C
Kölelik yasası olan 4/C; iş güvencesinin ortadan kalkması, sefalet ücreti, hizmet sözleşmesinin feshinde, ihbar, kıdem veya sair adlar altında herhangi bir tazminat ödenmeyeceği, iş tanımının belli olmadığı bir istihdam şeklidir.
Ölümü gösterip sıtmaya razı ettirilmek istenen TEKEL işçilerinin, bedenlerini açlığa yatırmalarının nedenleri çok daha iyi anlaşılıyor. Ekmek kapılarının ellerinden gitmemesi için yaptıkları basın açıklaması sonuç vermeyince, başvurdukları açlık greviyle, ölüm orucuyla haklarını almak için ne kadar kararlı olabileceklerini tüm halka göstermektediler.
AKP İKTİDARI, TEKEL İŞÇİSİNE KARŞI PATRONLARDAN YANADIR!
AKP, iktidar olduğu sekiz yıl içinde, satmadığı bir toprak parçası bırakmadı. TELEKOM, TÜPRAŞ, PETKİM, SEKA, ETİ ALÜMİNYUM, LİMANLAR… Sattıklarından sadece birkaçı bunlar. Bu satışlar sonucu yerli-yabancı tekellerin kasaları dolmuştur. Tekeller, karlarına daha fazla kar katarak yollarına devam etmiştir. Bu, elbette yeni bir şey değildir, dün başka burjuva düzen partileri bugün ise AKP, tekellerin, patronların hizmetindedir.
Düzen partileri; aldıkları kararlar, çıkardıkları yasalarla tekellerden, patronlardan yana oldular. Ülkemizin her karış toprağı, işbirlikçi hükümetler ve tekellerin el birliğiyle pervasızca satılmıştır. Üreten, çalışan, yaratan biz emekçilerin, bu satıştan payımıza daha fazla açlık, işsizlik, yoksulluk düşmüştür.
DİRENMEK TEK YOLDUR!
Hayatın her alanında yaşanan saldırılar karşısında biz emekçilere düşen görev; DİRENMEK ve MÜCADELE ETMEKTİR.
Açlığa, Yoksulluğa, İşsizliğe, Sözleşmeli İstihdama Karşı Direnmektir.
DAYANIŞMAMIZLA,
ÖRGÜTLÜ BİRLEŞİK GÜCÜMÜZLE,
MEŞRULUĞUMUZ VE HAKLILIĞIMIZA GÜVENEREK DİRENECEĞİZ.
Direnişin kazanması tüm emekçilerin kazanması demektir. AKP’nin korkusu da bundandır.
BUGÜN DÜŞÜNMEMİZ GEREKEN, BU DİRENİŞİN NASIL BUYUTULECEĞİDİR!
BİZ KAMU EMEKÇİLERİ! Her biçimde direnişe DESTEK VERMELİYİZ; Bir kilo çay göndermekten, bir saat orada direnen TEKEL işçilerini ziyaret etmeye, işyerlerimizde TEKEL işçilerine destek eylemi çalışması yapmaya, maddi yardım toplamaya, bir kart göndermeye kadar her türlü destekle direnişi sahiplenmeliyiz.
Başta KESK ve DİSK olmak üzere işçi ve memur sendikaları TEKEL işçilerine örgütlü birleşik destek vermek üzere; 28 Ocak 2010 tarihinde TÜRK-İŞ’in Başbakanla yapacağı görüşmeden olumlu bir sonuç çıkmaz ve hükümet TEKEL işçilerinin taleplerini kabul etmez ise 4 Şubat 2010 tarihinde bir günlük dayanışma grevi yapacağız.
Direnişin yanında yer almazsak; Bugün TEKEL işçilerine dayatılan 4/C uygulaması, yarın personel rejimi aldatmacasıyla tüm kamu emekçilerine dayatılacak ve sözleşme imzalamamız için aynı baskı bizlere de yapılarak iş güvencemiz ortadan kaldırılacaktır.
Grev emekçilerin en büyük direnme, mücadele etme ve hak alma eylemidir. Eyleme katılarak hak gasplarımıza karşı alanlarda olalım.
TEKEL İŞÇİLERİ KAZANIRSA BİZDE KAZANACAĞIZ!
TEKEL İŞÇİLERİ YALNIZ DEĞİLDİR!
TEKEL İŞÇİLERİNİN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN!