SENDİKAL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERE SALDIRI

262

Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Yıldırım Beyazıt Vergi Dairesi Müdürlüğü çalışanları ve Büro Emekçileri Sendikası İşyeri Temsilcileri Zülbiye AYGÜN ve Hülya ÇAĞLAR, Büro Emekçileri Sendikası Ankara 2 No’lu Şubemizin yayını olan bir adet bülten ve anket formunu işyerinde dağıttığı, söz konusu belgelerin siyasi ve ideolojik amaçlı belgeler olduğu gerekçesiyle; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125/E-b maddesi uyarınca, 6 Mart 2007 tarihinde yapılan Gelir İdaresi Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu toplantısında, ‘Devlet Memurluğundan Çıkarma’ cezası verilmiştir.Anayasanın 51, 53 ve 90. maddelerini, ILO’nun 87, 98, 135, 151 sayılı sözleşmelerini hiçe sayan AKP iktidarı, sendikal hak ve özgürlükleri içselleştirememiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda ifade edilen, ancak açık tanımlaması yapılmayan ‘siyasi ve ideolojik’ kavramını kararlarına gerekçe yapmıştır.Yaklaşık iki ay önce, 22.12.2006 tarihinde Zonguldak Devrek Asliye Ceza Mahkemesi 2004/163 sayılı kararında, 1 Aralık 2000 tarihindeki iş bırakma eylemliliğinin sendikal faaliyet kapsamında demokratik hakların kullanımını içerdiğini ve suç teşkil etmediği kararını vermiştir.Grev ve toplu sözleşme yapabilme, insanca yaşam mücadelesi için atılan adımları yasadışı olarak düşünen yöneticiler, ülkemiz ve dünya kamuoyunda mahkum olmuşlardır. İktidarlar kendi yasal boşluklarını giderme adına 1995 yılında Anayasa’nın 52. maddesini değiştirmiş ve takip eden yıllarda gerek dış hukuka paralel olarak gerekse iç hukukta da düzenlemeler yaparak hukuki boşluğu ortadan kaldırmaya çalışmışlardır.Ancak kamu emekçilerinin yürüttükleri mücadeleden rahatsız olanlar, karşımıza farklı yöntemlerle çıkmayı ihmal etmemişlerdir. 17 yıllık mücadele tarihimizde yüzbinlerce emekçi ceza almış, yüzlercesinin görevine son verilmiş, yürütülen mücadeleler sonucu hukuksal davalar kazanılmış, siyasi iktidarlara gereken yanıt verilmiştir.Bundan ders çıkartmayan AKP iktidarı iş başına geldiği 4,5 yıllık icraatı döneminde yaptığı en önemli işlerden birisi kamu hizmetlerinin tasfiye sürecini hızlandırıp özel sektöre devriyle ilgili yasal düzenlemeleri yapmak olmuştur. Diğer yandan yapılan bu uygulamalara karşı tepki gösteren, hak arayan ve hukuk isteyen muhalif kesimlere yönelik anti-demokratik tutum ve uygulamalarından da geri kalmamıştır.Kamu kuruluşlarında ideolojik örgütlenmeye gitmiş, 5000 atama yapılmış, 19 Bakanlar Kurulu kararı, 1800 kadro, 465 müşterek kararname Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmiş ve geri gönderilmiştir.Birçok bakanlıklarda siyasi kadrolaşma yönüne gidilmiş, özellikle Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde üst düzey yöneticiler Cumhurbaşkanlığınca veto edilmesine rağmen hala görevlerini sürdürmektedirler. AKP’nin ideolojik olarak kadrolaşması sonucu, ideolojik tutumu da çalışanlara karşı ve sendikamıza karşı devam etmektedir.Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Yıldırım Beyazıt Vergi Dairesi Müdürlüğü Memurları ve Büro Emekçileri Sendikası İşyeri Temsilcileri Hülya ÇAĞLAR ve Zülbiye AYGÜN’ün, Büro Emekçileri Sendikası (BES) Ankara 2 Nolu Şubesi’nin yayını olan bir adet bülten ve anket formunu işyerinde dağıttıkları, söz konusu belgelerin siyasi ve ideolojik amaçlı belgeler olduğu gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-b maddesi uyarınca ‘DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARMA’ cezası talebinin KABULÜNE karar verilmiştir.Alınan karar, bu yönüyle, başta Anayasanın 2. maddesinde belirtilen demokratik hukuk devleti tanımlamasına, düşünce ve kanaat hürriyetini düzenleyen 25. maddesine, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetini düzenleyen 26. maddesine ve iç hukuk normu olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 ve 11. maddelerine açıkça aykırıdır.Şimdi Soruyoruz;Temsilcilerimizin, sicil notları iyi-çok iyi olduğu, bugüne kadar memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı veya utanç verici bir hareketin olmadığı dosyalarında mevcut iken; Devlet Memurluğundan Çıkarma cezasını veren Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı ve üyelerinin bu kararlarında ideolojik davranıp davranmadıklarını, 2 milyon kamu emekçisinin ve kamuoyunun yargısına bırakıyoruz.Mücadelemiz dün olduğu gibi bugün de yükselerek devam etmekte, gerek iç hukukta gerekse dış hukukta hukuksal mücadelemiz devam edecektir.BÜRO EMEKÇİLERİ SENDİKASI